PAYLAŞ

İşportanın can yeri Tahtakale’de Şark Han. Abajurdan çerçevelere, mumluklardan aynalara, çantalara ve anahtarlıklara kadar her türlü hediyelik eşya burada.

Şark Han’daki dükkanların Tahtakale’deki diğer hediyelik eşya mağazalarından farkı ise, ambalajlar üzerindeki Çince yazılar ve dükkanlarda satış yapan Çinliler.

6 katlı handa bulunan 200 mağazadan 50’sinde mutlaka bir Çinli ile karşılaşıyorsunuz. Çinliler’in çalıştığı mağazaların kapısında, Çin’de de mağazaların kapısına konulan kırmızı kapı abajurlar asılı.

Çinliler, yarım yamalak Türkçeleri ile satış yapmaya çalışıyor. Ancak Türkçe’ye has “Buyurun abi, ne istemiştiniz?” cümlesini çoktan öğrenmişler.

Türk yemeklerine alışamadıklarını belirten Çinliler, 1 milyar 300 milyon kişinin yaşadığı bir ülkeden geldikleri için İstanbul trafiğini sorun olarak görmediklerini söylüyorlar.

Tahtakale’de yaşayan Çinliler hallerinden memnun. Fakat handa çalışan Türkler’in kendilerine karşı olan tavırlarından rahatsız olduklarını dile getiriyorlar.

Çinliler, Çin’de işgücünün ucuz olması nedeniyle malların ucuza mal olduğunu, dolayısıyla ucuza satış yaptıklarını belirtirken, Türk esnafın bu ucuzluktan şikayetçi olduğunu söylüyorlar.

sarkhan-urunler

BURADA HAYAT ZOR

42 yaşındaki Li Pin Şangay’dan üç yıl önce eşi ve kızıyla birlikte Türkiye’ye geldiğini söylüyor. Çin’de ayda 200 dolar kazanan Pin, birikim yapabilmek için soluğu İstanbul’da almış. Bu fikri, Çin’de yaşayan ve daha önce Türkiye’ye gelen arkadaşlarından almış.

İlk olarak bir Çin restoranı açmış Taksim’de. Yaşadığı sorunlar nedeniyle restoranını kapatmış ve soluğu Tahtakale Şark Han’da almış. Eşiyle birlikte Uğurlu İthalat’ta çalışıyor. Li’nin 15 yaşında bir kızı var. Ailece Türkiye’yi çok sevdiklerini, ancak Türk yemeklerine bir türlü alışamadıklarını anlatan Li, Türkiye’nin pahalı bir ülke olduğundan yakınıyor.

Lie Lixia ise 32 yaşında. Aihua Hediyelik Eşya mağazasının sahibi. 2.5 yıldır Tahtakale piyasasında. Çin’de Ren Min Üniversitesi’nde ekonomi okumuş. Xin Yuan Shan Gongshi adlı bir uluslarası firmada çalışırken, firmanın ihracat yaptığı ülkelere dükkan açmaya karar verdiğini, kendisine de piyangodan Türkiye’nin çıktığını anlatıyor.

Türkiye’de en çok denizi sevdiğini anlatan Lie de, Türk yemeklerine alışamadığını söylüyor. Ancak Türkiye’den ayrılmak da istemiyor.

30 yaşındaki Li Li ise Şangay’dan Türkiye’ye 3 yıl önce gelmiş. Li, “Daha fazla para kazanmak, Çin’de daha iyi yaşamak istiyorum. Ama Türkiye’de her şey çok zor. Fazla para da kazanamadım” diyor.

İnci DÖNDAŞ

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/01/20/gny123.html

No votes yet.
Please wait...

YORUM YOK